kürt yahudileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kürt yahudileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Türkiye'de bir buçuk milyon kripto (gizli) Yahudi bulunuyor...


dönmeler, gizli yahudiler, kürt yahudileri, mehmet şevket eygi, sabetay Sevi, sabetaycılar, sabetaycılık - sabetayistler, sabetayistlik, üsküdar'daki mezarlıkta yatanlar gizli kripto yahudiler
                                                             Türkiye Yahudi

Türkiye İsrail münasebetleri konusunda tam bir kafa karışıklığı var. Bazıları one minute çıkışlarına bakarak, iki devletin ilişkilerinin kötüleştiğini sanıyor. One minute, buzdağının su üzerinde göze görünen yüzde bir kısmıdır, yüzde doksan dokuzu görünmez.

İsrail ile Türkiye arasında çok gizli tutulan anlaşmalar bulunmaktadır. Bunlar yürürlüktedir.

BOP çerçevesi içinde ABD Ortadoğu'da bir takım manevralar çevirmekte, Türkiye'yi bu konuda kullanmaktadır.

Türkiye'deki resmî Yahudi sayısı şu anda 15 bin civarındadır. Bunların yanında bir de bir buçuk milyon Kripto Yahudi bulunmaktadır.

1. Sabataycılar.

2. Alevî Bektaşi kılığına girmiş Yahudiler.

3.Müslüman görünen Kürt Yahudileri.

Kuş kadar aklı olan bir insan, bu bir buçuk milyon Yahudinin Türkiye'yi ellerinde oynatacaklarını bilir, anlar ve kavrar.

Medyada onlar, finans ve bankada onlar, iktisat ve ticarette onlar, ihracat ve ithalatta onlar, üniversitelerde onlar...

Tekelleri biraz kırıldı ama hâlâ çok güçlüdürler.

İslâmî kesime, İslâmcılık hareketine, siyasal İslâm'a, islâmî hizmet ve faaliyetlere sinsice sızmışlardır.

Onlar Osmanlı sistemini, Türkiye'nin kültürel gerçeklerini bizden iyi bilen yetenekli uzmanlara sahiptir.


İslâm'da olmayan bir şey Yahudilikte vardır, mübahtır:

Bir Yahudi, Musevilik dinini yüreğinde saklamak şartıyla dıştan Hıristiyan ülkelerinde Hıristiyan, Müslüman ülkelerinde Müslüman görünebilir, yani iki dinli olabilir.

İsrail'in Türkiye'yi kayb etmek gibi bir lüksü yoktur. Türkiye'yi kaybederlerse İsrail devleti kısa zamanda sona erer.

Şu anda islâmî kesimde on kadar çok büyük, yüz kadar büyük, binlerce orta ve küçük cemaat, hizip, fırka, grup, klik vardır. Bunların içine ajanlar, casuslar, provokatörler, yönlendiriciler sızmıştır.

Sakala, sarığa, cüppeye, şalvara önem veren tarikatin içine sakallı, sarıklı, şalvarlı casuslar sokarlar. Herifler gündüzleri sâim, geceleri kaim görünür, yapacaklarını yapar.

Vaktiyle Moiz Kohen efendi, asıl adını gizleyip, buram buram Oğuz Türkü kokan Tekin Alp adıyla Türkçülük, milliyetçilik yapmamış, "Kahr olsun şeriat!.." diye bağırmamış mıydı?

Boşuna söylememişlerdi: Yirminci asırda Yahudiler iki devlet kurdular diye...

Türkiye halkı bin bir sıkıntı çekerken tank tâmiri bahanesiyle İsrail'e milyar dolar ödemedik mi? Soruyorum: Tanklar tâmir edildi mi, bize geri verildi mi? Heyhat ki heyhat...

Türkiye sebze, bakliyat ve hububat tohumlarını İsrail'den satın alıyor.

Bugünkü düzen ve sistemde hiçbir iktidar İsrail ile yapılmış olan gizli anlaşmaları çiğneyemez.

Buzdağının su üzerinde görünen yüzde birinin sahnesinde birtakım tiyatrolar oynansa da Türk-İsrail birlikteliği devam edecektir.

Bazı çok akıllılar "Türkiye İsrail'i dize getirdi...İsrail'i rezil etti... İsrail bizden çok özür diledi... İsrail Türkiye'den tir tir titriyor..." gibi gülünç ve gerçek dışı açıklamalar yapsalar da...

Genelkurmay başkanlığımızda çok gizli bir İsrail Odası varmış. Buraya birkaç kişi girebiliyormuş...Siz bu riyavetleri duymadınız mı?

Türkiye ile İsrail arasındaki çok gizli anlaşmaların mahiyeti nedir? Bilen yok...

One minute demekle bu anlaşmalar hükümden ve yürürlükten kalkıyor mu?

ABD ve İsrail Ortadoğu'da iki büyük İslâm ülkesini savaştırmak istiyormuş.

Vaktiyle Irak ile İran'ı savaştırmamışlar mıydı?

Buzdağının, görünmeyen yüzde 99'unda neler var acaba?

Mehmet Şevket Eygi
Araştırmacı Yazar
22 ŞUBAT 2010

Türkiye'de Dinsiz Milliyetçiliği Yahudiler ve Sabetaycılar Çıkarttılar


atatürkün hayatı
atatürkün hayatı
"Bu memlekette dinsiz milliyetçiliği, dinsiz Türkçülüğü Yahudiler ve Sabataycılar çıkartmıştır.Yahudiler Türkler için, İslâm’ın dışında ideolojiler, dünya görüşleri icat etmek istiyorlardı."

----

Geçenlerde, yayıncılık yapan bir dostum, vefat etmiş bir kimsenin kitaplarının basım haklarını varislerinden almak için müzakereler yapmış. Merhum müsbet bir kimseymiş ama varisleri dinsiz. Ergenekoncu imiş. Konuşma esnasında, milliyetçilik kelimesine itiraz etmişler. Bunda din ve muhafazakârlık var, biz ulusalcılıktan başka bir şey kabul etmeyiz demişler. Bu dinsiz imansız ulusalcılıkta, iç ve dış Yahudilerin hayli tuzu biberi bulunmaktadır.

Bendeniz son 60 yıl içinde hayli milliyetçi tanıdım, bazıları ile yakın dostluğumuz oldu. Hepsi de İslâm’a saygılı idi. Bir kısmı namazlı abdestli dindardı. Bir kısmı dindar olmasa bile dine hürmetkârdı. Asla dinsizlik yapmazlardı.

Bu memlekette dinsiz milliyetçiliği, dinsiz Türkçülüğü (Bütün milliyetçilere ve Türkçülere dinsiz demiyorum. Böyle bir şey büyük haksızlık ve terbiyesizlik olur) Yahudiler ve Sabataycılar çıkartmıştır.

Yahudiler Türkler için, İslâm’ın dışında ideolojiler, dünya görüşleri icat etmek istiyorlardı.


Bir Macar Yahudisi olan Arminius Vambery bunlardan biridir. Pan-Türkizm kelimesini ilk o çıkartmıştır. Hem Sultan Abdülhamid’e danışmanlık yapıyor, hem de gizlice British Foreign Office ve Lord Palmerston hesabına çalışıyordu. Türkçe’yi o kadar iyi biliyordu ki, İstanbullu derviş Reşid efendi kılığında, o tarihlerde henüz Rusya pençesine düşmemiş Orta Asya ülkelerinde İngiltere hesabına casusluk yapmak maksadıyla seyahat etmiş, notlarını kocaman bir kitap halinde yayınlamıştır.


Yine bir Yahudi olan Leon Kahun, Müslümanlara Türkçülük aşılamak için “Türkçü” romanlarve tarih kitapları yazmıştır. “Introduction á l’Histoire de l’asie” adlı kitabında Pan-Türkizm telkinatı yapar.

Bir İngiliz Yahudisi, Arthur L. David, kitabında Türklere, üstün oldukları şuurunu aşılamak ister.

Jön Türklerin liderinden biri bir İtalyan Yahudisi olan ve B’nai B’rith locası mensubu Emmanuel Karasu’dur. Sultan Abdülhamid devrinde, 1890’da Selanik’te Jön Türk fesat hareketini başlatmıştır. Bu Yahudi aynı zamanda “Makedonya’nın Yeniden Dirilişi” adlı Mason locasının üstadı idi. Osmanlı’nın ve Hilafetin yıkılması için çalışmıştır. 1908 Meşrutiyetinden sonra İttihatçılar bu adamı mebus (milletvekili) yapmıştır.

Jön Türk gazetesini Rus Yahudisi Vladimir Jabotinzky çıkartmıştır. Bu gazeteyi Felemenk (Hollanda) Yahudilerinden, adı geçen ülkenin kralının bankeri olan Jacob Kann desteklemekteydi.

Cumhuriyet ilan edildikten sonra, Osmanlı zamanında Selanik Hukuk Mektebi müderrisliği (profesörlüğü) yapmış olan Moiz Kohen, TekinAlp takma adıyla milliyetçi ve Türkçü kitaplar yazarak, Türkleri dinden uzaklaştırmaya çalışmıştır.Bu kitaplarından birinde “KahrOlsun Şeriat” başlıklı bir bölüm bulunmaktadır.

Demek istediğim şudur:

İslâm’a düşman Türkçülüğü ve milliyetçiliği Müslüman Türkler değil, Yahudiler çıkartmıştır.

Amaçları Osmanlı İslâm devletini ve Halifeliği yıkmak, Filistin’de bir Yahudi devleti kurmak, daha sonra bütün Ortadoğu’yu “Büyük İsrail” sınırları içine sokmaktı. (Nil’den Fırat’a kadar...)

Osmanlı devletinde yaşayan bütün Müslümanlar tek bir “Milletti”, İslâm milleti...

Yahudiler, misyonerler, emperyalistler, sömürgeciler Müslümanlar arasına kavmiyetçilik/nasyonalizm ideolojileri sokmuşlardır. Araplara Arapçılık, Arnavutlara Arnavut milliyetçiliği, Ermenilere Ermeni milliyetçiliği...

Bir Yahudi, Dönme, Mason teşkilâtı olan İttihad ve Terakki Cemiyeti Pan-Türkizm ideolojisini çıkartmıştır.

Sırası gelmişken şu hususu da belirtmekte yarar görüyorum: Türkçülük yapan Tanzimat ricalinden meşhur Ahmet Vefik Paşa’nın dedesi mühtedi (İslâm’a dönmüş) bir Bulgar Yahudisidir!

Böylece Osmanlı devleti, Jön Türklerin elinde on senede yıkılmış, 1908 İkinci Meşrutiyet hareketi, 1918’de Mondros’ta teslim bayrağını çekmiştir.

Osmanlı devleti ayakta kalmış olsaydı, Siyonistlerin Filistin’de bir Yahudi devleti kurmaları mümkün olur muydu?

Arapçılığın, Arap milliyetçiliğinin acı faturasını, başta Filistinliler olmak üzere bütün Araplar ödemiştir.

Yahudiler, misyonerler, emperyalistler Osmanlı hâkimiyeti için Arap dünyasında “Osmanlı isti’marı/sömürgeciliği” tabirini kullandılar ve kullanıyorlar. Büyük yalan ve iftira!.. çağımızın ünlü tarih felsefecisi Arnold Toynbee “Tarih üzerine Bir Etüd” adlı 10 ciltlik eserinde (Ispartalılar bahsi)şöyle diyor: “Eflatun’un ideal Cumhuriyetine, realitede/uygulamada en fazla yaklaşabilmiş sistem Osmanlı devletidir.” Böyle bir devlet elbette menfi(olumsuz-zararlı) kavmiyetçiliklerle ayakta duramazdı.

Osmanlıların kavmiyetçilik dedikleri nasyonalizm 19’uncu yüzyılda icad edilmiş bir ideolojidir. Menfi milliyetçiler ve ulusalcılar bu ideolojiyi bir din haline getirmişler ve İslâm’ın yerine koymak istemişlerdir.

Bir insan mensup olduğu kavmin iyiliğini, yücelmesini istemez mi? Elbette ister, hattâ istemesi bir vazifedir. Ancak, bunun İslâm’da sınırları vardır. Müslümanların menfi kavmiyetçilik yaparak birbirlerine düşmanlık etmeleri, ümmet birliğini sarsmaları, İslâm coğrafyasını balkanlaştırmaları asla doğru değildir, din buna izin vermez. Sadece din değil akıl, mantık, vicdan, hikmet, sağduyu da vermez.

Yahudilerin, dönmelerin, Siyonistlerin, emperyalistlerin, İslâm ve Türk düşmanlarının entrikaları sonunda Müslümanlar İmamet-i Kübra kurumunu yitirdiler. Bu bizim için ne korkunç bir kayıp olmuştur düşünelim...

Mehmed Akif “Türk Arapsız, Arap Türksüz olmaz” diyor. Ne kadar doğru...

İslâm birliğine, Müslüman kardeşliğine zarar vermeden, Kur’ân ve Sünnet’e ters düşmeden kavmimizi sevelim. Onun iyiliği, kalkınması, saadeti, huzuru için çalışalım ama bütün Müslümanların tek bir millet oldukları gerçeğini asla hatırdan çıkartmayalım.

Yahudilerin, dönmelerin, misyonerlerin, sömürgecilerin, emperyalistlerin, Türk düşmanlarının çıkartmış oldukları ideolojilerden uzak duralım.

Allah’ın Türk kavmine bahş etmiş olduğu en büyük nimet ve şerefin İslâm olduğunu bir an bile hatırımızdan çıkartmayalım.

İslâm’ın bayraktarlığı gibi şerefli, yüce, onur verici bir hizmeti bırakıp da; ABD Evangelistlerinin, Siyonistlerin, Avrupa’nın kuyruğu olmak Müslüman Türklere yakışmaz. Türklüğümüzle iftihar edelim, başka etnik kökenlere ve kavimlere mensup Müslüman kardeşlerimizi dışlamayalım, Türk olalım, fakat Türkçü olmayalım. Müslüman olalım, İslâmcı olmayalım...

Mehmet Şevket Eygi
Araştırmacı Yazar
23-08-2008

Komünistliği Türkiye'ye Kürt Yahudileri ve Sabetaycılar Soktular

Komünistliği Türkiye'ye Kürt Yahudileri ve Sabetaycılar Soktular


Kürt liderlerinden Barzanî’nin Yahudi kökenli olup olmadığı tartışılıyor. Maalesef Türkiye Müslümanları ve Milliyetçileri (Küçük seçkin bir azınlık dışında) yatakta uyuyor, ayakta uyuyor. Yahudi tarih ve kültürüyle ilgilenen herkes bilir ki, 16’ncı yüzyılın sonlarıyla 17’nci yüzyılın başlarında Irak’ta çok ünlü bir Yahudi kadını yaşamıştır, adı Asenath Barazani’dir. Babası haham olan Asenath, Yahudi din ilimlerini tahsil etmiş ve büyük bir Yahudi bilgini olmuştur.


Barzanî ile Barazani arasındaki fark, bir (a) harfidir. Yahudi isimleri ülkeden ülkeye, zamandan zamana böyle değişiklikler geçirir. Mesela bizde nice Kohen, “Kağan… Kaan…” olmuştur. (Bütün Kaanlara ve Kağanlara Yahudi demiyorum…”Eskiden Beyoğlu’nda çok ehliyetli ve liyakatli birYahudi doktor vardı. Önceleri ismi Aron Çiprut idi, sonraları Harun Çiprut oldu…Kürt Yahudileri yahut Yahudi Kürtler veya Kürdistan Yahudileri adıyla bir kitap çıkartmak, resim ve belgelerle birtakım önemli bilgiler vermek gerekiyor.
Siyasî bir suikasta kurban giden gazeteci Musa Anter de Kürt Yahudisi idi. Sabetay.50g.com sitesinde Nâzım Hikmet’le ilgili çok meraklı ve enteresan bilgiler veriliyor. Dedesi: Ferid Mustafa Celaleddin Paşa. Asıl adı: Konstantin Borjensk. Kesinlikle Yahudi… (Mufassal (ayrıntılı) bilgi edinmek isteyen yukarıda zikr ettiğim siteye baksın. Aynı sitede siyasetçi Yaşar Kaya’nın da Yahudi olduğu anlatılıyor. Hakaret etmemek, can güvenliğine zarar vermemek, barışçı olmak şartıyla Gizli Türk ve Kürt Yahudileri konusunda ilmî araştırmalar, arşiv çalışmaları yapmakta hiçbir sakınca yoktur. Kafkas Yahudileri hakkında bilgi edinmek isteyenler juhuro.com sitesine bakabilir (İngilizce). Bugün ülkemizde kendilerini Müslüman Kafkasyalı olarak gösteren Yahudi vardır.

Bir insanın kimliğini gizlemesi moral/ahlâk bakımından bir eksikliktir. Çünkü muhataplarını aldatmış olmaktadır. Araştırmak niçin suç ve ayıp olsun. Yeter ki, iftira ve hakaret edilmesin; doğru bilgilere, belgelere dayanılarak konuşulsun, araştırmalar ciddî ve ilmî bir metod ve lisanla yapılsın, agresif ve düşmanca bir üslup kullanılmasın. Türkiye’nin başı Kürt problemi ile belâdadır. Bu problemi kimler çıkartmış ve bugünkü hale getirmiştir? Elbette bu işte Ankara’nın ve bizdeki resmî ideolojinin büyük rolü vardır ama problemin asıl rejisörleri Yahudilerdir.

Osmanlı devleti zamanında Türkiye’de Kürt Yahudileri vardı. Bunlar nereye gitmişlerdir? Hepsi de buhar olup uçmadı ya! Bir kısmının İsrail’e göç ettiğini farz edelim, ötekiler ne oldu? Hepsi de Müslüman olmuştur… Gerçekten mi?Türkiye’nin millî kültürüne, sosyal yapısına uygun olmayan Marksist-Leninist ideolojiyi bu ülkeye kimler sokmuştur, bayraktarlığını kimler yapmıştır? Hepsi de Yahudi veya Dönme’dir. Niçin? Çarlık Rusya’sında 1917 Oktobr Bolşevik isyanını başlatan önderlerin 10’da 9’u Yahudi idi. Meşhur Trotsky’i ele alalım. Bu isim takmadır, asıl ismi Lev Davidovich Bronstein’dir ve kendisi hâlis Yahudidir.

Bizim son üç asırlık tarihimizde Yahudilerin ve Dönmelerin gerçekleştirdiği büyük değişimler, ihtilâller, devrimler, inkılaplar vardır. Bunlar mutlaka ilmî ve ciddî şekilde incelenmelidir. Yahudiler böyle bir şey istemezmiş. İstememek onların hakkıdır, istemek de bizim hakkımız. İlmî araştırmalara ambargo konulamaz.1915’e kadar Van civarında sâkin olan ve Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı devletine ihanet edip işgalci düşman Rus ordularını kurtarıcı gibi karşılayan Ermenilerin bir kısmı Yahudi asıllıdır.

Ermeni Kralı Tigran Kudüs’ü zabt ettiğinde yığınla Yahudi esir getirmiş ve onlar (asıl kimliklerini içlerinde saklayarak) Ermenileşmiş, Hıristiyan olmuş veya görünmüşlerdir. Bugün Türkiye, dış siyaset bakımından İsrail’in ve ABD’nin tesiri ve kontrolu altındadır. Arada bir Ankaralı politikacıların çıkışları, “bu kadar da olmaz” gibi sözleri danışıklı döğüştür ve zevahiri kurtarmak içindir, emniyet sübabını açmak gibidir. Dış politikada böyle de, iç politikada İsrail tesiri var mıdır? Olmaz olur mu? Kaldırdığınız her taşın altından bir (…..) çıkar. Adı Ahmet, Mehmet, Osman, Ali, Veli, Selim… Madalyonun arkasını çeviriyorsunuz İbrani isimleri çıkıyor: Abraham, Moşe, Salamon, David ve saire… Bunları bilmek, bu konuda araştırma yapmak, öğrenmek kesinlikle anti-semitizm değildir. Erdemsiz Cumhuriyet Sözde Kalır!

Mehmet Şevket Eygi
Gazeteci - Yazar

Bu güne değin en çok tıklanılanlar