Sabetayistler AKP'ye kayıtsız şartsız sahip çıkıyorlar. Sabetayist ve Bilderberg mensubu Cengiz Çandar'ın ettiği

recep tayyip erdoğan ak parti ve sabetayisler
recep tayyip erdoğan ak parti ve sabetayisler



"Ne kadara satın alındın bilmiyorum ama.... Ama biz öldük Cengiz'cim. Ve arkamızdan sen "maliyet" dedin bizim için. "

***


Radikal yazarı Cengiz Çandar bugün yazdığı köşe yazısında Reyhanlı'da yaşamını yitiren 46 kişiden bahsederken "maliyet"kelimesini kullandı.
Reyhanlı'da gerçekleşen patlamalardan söz ettiği yazısında, Reyhanlı'da hayatını kaybedenleri "Ortadoğu politikasında 'etkili bir aktör' olmanın 'kaçınılmaz maliyetlerinden biri' olarak görmek" gerektiğini yazdı.
AKP’ye kayıtsız şartsız sahip çıkan Çandar, yapılanların yanlış olmadığını söyledi. Çandar’ın yazısının tepki çeken kısmı şöyleydi:
“Buradan, sakın, "Suriye konusunda yanlış yapıldı. Türkiye, Suriye'den ve Ortadoğu'dan uzak durmalıydı" şeklindeki bozguncu ve Soğuk Savaş dönemi statükoculuğunu benimsediğim sonucu çıkmasın. Türkiye, Suriye'ye ilişkin bir dizi yanlış yapmış olmakla birlikte, bunun alternatifi, Suriye'den ve Ortadoğu'dan 'uzak durmak' asla değildi.
“AKTÖR OLMANIN MALİYETİ”

Bu nedenle, Reyhanlı'daki patlamaları ve şimdiye dek herhangi bir benzeri olayda görülmemiş yükseklikteki can kaybını, Ortadoğu politikasında 'etkili bir aktör' olmanın 'kaçınılmaz maliyetlerinden biri' olarak görmek gerekiyor.
Bu, tatsız bir gerçek ama maalesef böyle. Böyle bir maliyetten uzak kalmak için Türkiye'nin Suriye'de olan bitenlerden uzak durması gerekmez miydi?
Hayır, bu mümkün değildi. Türkiye'nin ulaştığı gelişme düzeyi ve uluslararası sistemin içine girdiği kalıp, Ortadoğu'da 'etkili bir aktör' olmaktan öteye ona bir şans tanımıyordu. Bu da kaçınılmaz idi."
ÇANDAR’A AÇIK MEKTUP
Radikal yazarı Cengiz Çandar’ın yazısına en etkili tepki bir Hataylı’dan geldi. Ekşisözlük’te “Cengiz Çandar’a açık mektup” başlığı ile yayınlanan mektupta adeta Çandar’a ders verdi.

İşte o mektup:

Türklerin yönetimini Türk görünerek ele geçiren Sabetaycı derin devlet mensupları, laikliği Türkiye'de bir din gibi dayattılar. | Akademi Dergisi

ılgaz zorlu, Laiklik sorunu, röportajlar, sabataycılar, Sabatayistlik, sabetay Sevi, sabetaycılık, sabetayistler, Yakın Tarih, akademi dergisi, Mustafa Kemal Atatürk, cem ipekçi

Akit gazetesinde, kendisi de Türk ve Müslüman gözüken bir sabetayist iken daha sonra mahkemeye başvurup kimliğine "Musevi" yazdıran ve içinden çıktığı cemaatini deşifre eden Ilgaz zorlu ile yapılan ropörtajı sunuyoruz:

Cem’in dedesi Haham!

"Evet, Ben Selanikliyim" adlı kitabıyla tanınan Sabetaycı Ilgaz Zorlu, Cumhurbaşkanlığı tartışmalarını AKİT’e anlattı...

Sabetayistler nasıl isim seçerler?


sabetay Sevi, sabetaycılar, sabetaycılık, sabetayistler, sabetayistlik, selanik dönmeleri, slider, yahudi dönmeleri
  Sabetayistler Nasıl İsim Seçerler


                                              

1- Ibranice ile Türkçe arasındaki ses benzeşmelerini dikkate alarak sesçe en yakın ismi alarak (Kemal
, Cemal = Samuel), (Sabi = Sabih), (Joshua = Coşkun = Yeşuah), (Sarah = Serra), (Ida = Eda, Moises = Muazzez, Negrin = Nesrin, Cassab = Kasap, Tchitchek = Çiçek, Muchtar = Muhtar, Atıl = Etel, Hakan = Hakham, Sema = Semha, Aliye = Aliyah, Meli = Melih, Benyamin = Bünyamin = Binyamin , Esra = Ezra = Azra, Malakh = Melek, Anvi = Avni, Tzachi = Zeki vb)


2- Tevratta geçen ismin Arapça ve Türkçe karşılığını alarak (Selahattin = Methushelach, Ibrahim = Abraham = Avraam, Solomon = Şlomo = Selim = Süleyman, Ishmael = Ismail, Yakob =Yakup= Yaakov = Jak, Yasef = Yusuf = Josef, Yitzach = Izzet, Ester = Yıldız, Şalom = Barış, Mark = Savaş, Yafit = Sibel, Rahşan = Rachel, Melek = Rebeka, Ilyas = Eliyahu, Zachariah = Zekeriya, Davut = Davit = Cavit, Eyüb = Job, Ari = Arslan = Leon, Ishak = Behlil = Güler = Güllü = Gülse = Gülden, Rozali = Gülben, Daniel = Denel vb)

3- Ibranice ve Türkçedeki aynı sessiz harflerden oluşan isimleri yakınsatarak (çünkü Ibranice, sadece sessiz harflerle de (yani sesli harfleri temsil eden nokta ve işaretleri kulanmadan) yazilabiliyor böylecene sessiz harfler ayni oldugundan okunuslar ayni kabul edilebiliyor) Sumru = Semra = Samra, Nahit = Nihat, Marat = Murat = Mert, Ahmet = A’mit = Ümit, Rifat = Rafet, Barak = Berk, Ferdi = Ferid -> Feridun, Selin = Sülün = Selen, Malka = Melike, Kamil = Kemal, Rina = Rana = Rena = Rona = Eren, Nitsa = Nisa, Sadık = Sadok, Omri = Emre, Amira = Emir, Mehmet = Mahmut, Emine = Mana = Mine = Mina, Sulhi = Selah = Salih = Salah = Selahattin, Oren = Ören, Arif = Rauf = Raif -> Rıfat, Selami = Selim = Salim, Oktay = Kutay = Aktay, Anıl = Nail = Nil, Ander = Ender = Nadir, Reşat = Raşit, Şafak = Şefik, Hasan = Hüsnü = Hason, Eşref=Şeref=Şerif.

4- Soyisimler, bir sonraki jenerasyonda isim olarak seçilerek, (Aksel, Cin, Şencan, Önder vb)

5- Ladino ve Yiddish dilindeki Musevi isim ve soyisimlerin Türkçesi kullanilarak (Doğulu = Mizrahi, Barda = Bardavit, Nemesh = Çil, Kınay = Yissakhar, Asaf = Asaf, Tarık = Tarık, Kerem = Kerem, Kenan = Kenan, Nuri = Nuri, Halil = Halil, Naim = Naim = Nachum, Serap = Seraph, Edgü = Tov, Fuat = Lev, Hasefe = Ha Sefe, Ifoq = Ufuk)

6- Sabetayciligin yayildigi ve yasatildigi (Misir, Cezayir, Sam, Kirim, Izmir, Manisa, Sofya vb) yerlerin isimleri ve Selanik ve çevre köy ve ilçelerinin (Poroy, Topçular, Kayalar, Kavala, Vidinli, Gevgili, Vardar, Serez, Teselya, Tırhala, Drama) isimlerini –li ekiyle birlikte tasiyarak. (Cezayirli, Mısırlı, Şamlı, Sofyalılar vb). Sabetay Sevi’nin sürgün edildiği Arnavutluk’un Ülgün/Akkum şehirlerinin ismini taşıyarak...

7- Tevrat’ta varolan isimlerin örnegin Abraham (Ibrahim), Jacob (Yakup), Ismail (Ysmael), Yahya (Yohanna) sonuna -zade, -gil, -han, -oğlu vb. getirerek. (Ibrahimzade)

Isimlerin bircogu anlam bakimindan birbirine baglaniyor; cünkü manaca iyi, güzel, sevimli, neşeli, sevinç, şen, güçlü, ulu, yüce, zengin, akilli, uğurlu, soy, aslan, bir, tek, biricik kelimeleri çevresinde dönmüstür. Sabetaycilar, yabanci dilden Yahudi soyisimlerini tercüme ederken, Türkçede eş anlama gelen ekler ve soyisimler kullanmislar ve böylece soyisimlerinin hepsi manaca ayni yere baglanmistir. Sururi (mutlu, sevinç), Gür (Coşkun), Alp (Yigit, güçlü, metin, ayhan, kunt, gürbüz, Narter, Acar, eralp, çevik, batu, kuvvetli, erkli, er, Alpar, bayar), Dinç (Güçlü, Baran, Bükey), Ulu (Yüce, Ali, Hiram, Fadıl, Tanju, rıfat, Üstün, Edis, Bülent, Berrin, yüksek, senih, Baha, bay, erk, Egemen, Bayar, Sami), Ak (Arı, saf, ulu, güçlü), Dik (Sarp), Olcay (şans, kut, uğur, ongun, sadun); Tabu (kutlu, mebruk), Sert (katı), Güç (zor), Or (ışık, ziya, pertev, mahir), Soy (öz, Kök, Dor, Nesil, Nejat, tüzün), Ata (min, soy, ced, ben (bin), oğul, su), Altın (Altun, Som), Bar (Par, Son, oğlu), Berk (Bark Barak, sağlam, sert, katı, güç), And (ant, söz), Gün (La, Gun), Avar (Gör), Susmuş (söylemez), Bir (ehad, tek, biricik, bitek), Bay (zengin, serra); Baş (Kopf), Kent (Şar), Çehre (cemali, yüz, ladino dilinde ise “kara”), şanlı (ünlü, tanır), şölen (Cümbüş), Güven (tekin), ateş (kivilcim, yalım, yalın, kor, alev), çift (ikiz), Tarık (Ekin), Tay= Genç anlamındadır ancak ismin başındaysa Ulu, sonundaysa Soy!!! Tokay = Dolunay, TOK = Savaş, TUĞ = Kut, Uğur, Türe (Tegin), Tüzün (soy, uysal), Balkan (dağ), Başal (öncü, önder, Sinan, Ataman, serdar, başol, başer), Baş (uç, ön, birinci, ilkin), Boysan (heybetli, ulu, görk, aybar), Dağ (tav, ululuk), can = tin =diril, Kibar (Moran), Fevzi (Viktor, Zafer), Kor (Öz, Ateş, Kür, Gür), Gönen (Onur, Şeref), Ogan (Bilge), Olcay (Ulu), Öget (zeka), Öz (can, tin, ben, gönül, temel, uz, dere, ırmak), Özen (Irmak), Laçin (Şahin), Sargut (ihsan), Yal (Dik, yar), Sibel (Cemile), Nasır (Viktor), Sır (Giz, vedia), Haydar (Aslan, Leon, Arslan), Mustafa (Mukhtar, seçilmiş), Sabih (Cemil, Tahsin), Tahir (saf), Baysal (Düzenli), Cenap (onur), Edis (Değerli), Egemen (Hakim), Haldun (Kalp, Levi), Kemal (Bilgili), Soysal (Uygar, Çağdaş), Yalman (Kılıç), Neva (Güç), Ekemen (Bilgili, Zeki), Tel (serra, tepe), Aviv (Bahar), Adar (Asil), Kuşcu (Rashba, Erkuş), Sigura (Güven, Şalev), Pak (Temiz, pek), Berk (berg, perk-, bark) , Ecevit (Cavit, Davit), GÖR (Kara-)

Sabetaycılarda soyismi kullanımında ÖZELLIKLE ve ÖZELLIKLE Orta Asya’daki yer ve eski Türk Boy ve Devlet isimlerinden alinan kelime ve komutan-hakan-kral isimleri göze carpmaktadir. (Bumin, Bleda, Inel Kağan, Bilge Kağan, Kubilay-Kublay, Mete, Oğuz, Tokay, Aybars, Talu, Toktay, Cengiz, Timur, Arbel, Sengir, Lezgi, Saka, İskit, Yenisey, Tigin, Oymak, Öngüt, As, Nayman, Savran, Tokay, Konrat, Barın, Argun, Elçin (Alchin), Topçu (Topchi), Bermek (Barmaq), Dilber-i, Karakaş (Qaraqas), Dormen (Durmen), Bakay, Aktepe, Serpil (Serpul), Turgay, Bürge, Çağatay, Hitay, Endican, Tarım, Bükey (Bokey), Akman (Aqman), Behzat (Bekzad), Bumin (Bomin), Kuşcu (Quschu), San, Togan, Kıyat, (Qiyat) Apak (Appaq), cömert (cumart), Karakaş (Karakash), Atam, Sagay, Tanay (Teney), Köse, Sarı vb) Tarihte Türkler'in kurdukları hanedanlardan birisi de Eyyûbîler'dir. Eyyûbî hanedânı üyelerinin büyük çoğunluğunun adları, en eski Türk adlarıdır. Selahaddin'in ağabeyinin adı "Turan"şah'tır. Kardeşlerinin adları ise, "Tuğtekin" ve "Böri"'dir. "Atabek" ismide Eyyubilerden gelir. Türk isimlerinden Artuk ismi Arapça'da Fazıl/Fadıl olarak geçer. Eski Türk hakanlarının isimleri güçlü hayvan adlarıydı ve ayrıca onlara lakap olarak kurt anlamına gelen "börü" denirdi. Örneğin, Arslan, Pars, Evren, Böke gibi. Evren ve Böke "ejder" manasına gelir. - Könik ise Yiddish dilinden gelmiştir, kral anlamındadır. Bey-kont ismi de kral, hakan anlamındadır. Keza, Batı "Hun" hükümdarı olan "Attila"'nın erkek kardeşinin ismi "Bleda" ydı. Nogay Hanlarından birinin ismi "Akbaş"'tı . Karahan devleti komutanlarından birinin ismi Tegin’di. Göktürklerde Kül-Tegin (Gül-tekin) ve ağabeyi Bilge-Kağan hakanlık yapmıştır. Oğuzlarda "Tokar/Töker/Toker" boyu vardı. Orta Asya'da Dondarlı/Dündar kasabası; Ak-yüz-Kara-yüz bozkırları vardır Man-kermen ise büyük hisar anlamını taşırdı. Kıpçaklarda Kangar/Kongar boyu vardı ve hanlarından birinin ismi Tokay’dı. Cengiz dönemi Merkit beylerinden birinin ismi Toktay’dı. Kırgızların Edigene oymağının kurucu beylerinden birinin ismi Bakal’dı. Hint-Türk Imparatorluğu beylerinden birinin ismi Bakar-han’dı. Başkurt ise bir Türk boyunun ismidir. Belgü-tay Cengiz Kağan’ın kardeşlerindendir. Babür Han’ın bey ve komutanlarından birinin ismi Birben’dir. Kulagu Han’ın kardeşlerinden Demir vardır. Denizhan ise Oğuz kağan’ın oğullarındandır. Sabetaycılar, Şamanizm’den de isimler almışlardır, Ülgen (diğer ismi Kuday) bir Şaman tanrısının ismidir. Şamanlar “adam”’a “atam” derlerdi. Ayrıca, Umay da Şamanizm’den gelmektedir. Ak rengin, Türklerin en eski inançlarından olan Şamanist dönemle ilgili bazı manevi inanmalarından kaynaklanarak ululuk, adalet ve güçlülük anlamları kazandığı görülmektedir. Aklık, temizliktir, arılıktır, yüceliktir, ululuktur. Kazakların, Ortayüz bölüğü, Uvak Girey oymağının dip dedelerinden birinin ismi Karakaştır. Kongar, Macar kumanları beylerindendir. Bakay ise, Manas destanında adı geçen bir beydir. Evrenk, Hint-Moğol Imparatorluğu’nda kralın ismidir. Dormen/Dorman, Kuman Hanlarından birinin adıydı. Sebüktekin, Alptekin, Bilgetekin Gazneli imparatorlarının isimleridir. Atakan, bir Hun beyi ve komutanının ismi.

Güner, Kazak ve Kırgız destanlarında adı geçen bir beydir. Ogan, Altay ve Tuna Türklerinde Ateş Tanrısıydı. Okay, Kırım hanlığı dönemi bey ve komutanlarındandı. Oktar, Batı Hun Devleti komutanlarındandı. Olcay Han, Oğuzname’de Nuh’un oğlu olan Yafes’in gerçek adıydı. Öndün, Kırgızların, Togay, Bugu ve Tokum oymakları dip dedelerindendi. Eski dönem Tanrı ad ve sıfatlarından biri Yazgan’dı. Baykal, Moğolistan’da bir göl ismidir. Muradoğlu, bir Türk oymağının ismidir. Karaduman, Tatarların bir boyudur; ayrıca, Kavala şehrinin bir kasabasının adıdır. Bursin, Sümer krallarından biridir.

Cev-at, Cev-det, ve Cev-za isimleri geniş kullanım ve kolay idrak özellikleri olan isimlerdir. Karakaşlarda tek isim olarak Mustafa ve göbek isim olarak Abdurrahman kullanılabilinir. Bunların kullanılma sebebi tarihteki öenmli Sabetaycı şahsiyetler olan Mustafa ve Abdurrahman Çelebi'dir. Bilindiği üzere Abdurrahman Çelebi, Osman Ağa'nın (Berechiah Russo) babasıdır. Osman Ağa, çocuğuna da Abdurrahman ismini vermiştir.

15-16. yüzyıllarda yaşayan Romen devlet adamlarının adları hep Türkçe idi: Akbaş, Akkuş, Barak, Bars; Baybars, Kazan, Ötemiş, Berkiş, Bilik, Kara, Buğa, Çolpan, Toluntay, Payandur, Tuttarkan (Tutrakan).... vb.

Museviliğe göre "goyim" Yahudi" kanından gelmeyen kişiye denir. "Ger" ise sonradan Musevi dinini seçen ancak Yahudi kanı taşımayan kimseye denir. "Ger", "Germen", "Gerçel", "Geren", "Ülger", "Erbelger" soyisimlerinde geçtiği gibi.

Sezen soyisminin ise (SZN), Sazanikos’tan türetildiğini sanıyorum. Dilber soyisminin ise Levi soyismi ile bağlantılı olduğu iddia ediliyor.

Sabetaycilarin iki ismi (ilk isim + orta isim) vardir, bunlardan biri yahudi ismini temsil eder. Mehmet ismi de Islamiyetle beraber bu ismi alan Sabetay Sevi yi simgelemekteydi. Özellikle ilk isim olarak kullanilir. Mehmet Ali, Mehmet Bülent vb. Karakaşlarda, doğan ilk erkek cocuguna Osman ismi verilirdi. Nadiren de olsa bu gelenek sürmektedir.

Sabetaycilarda gunumuzde yaygin olan bir gelenek ise, doğan çocuğa annesinin ya da baba-annesinin kızlık soyismini vermektir. Burada onemli olan kokenini ya da soy agicindaki aile icinde kaybolmak uzere olan soyisimleri, yeni dogan cocuga ön isim olarak vererek o soyismini yasatmaktir. Böylece Türkçeye daha önce hiç kullanılmamış yeni ön isimler de katılmış olur.

Sabetaycılar sadece Selanikli değillerdir. Üsküp, Kavala, Serez, Teselya, Drama, Niş, Kırım, Sofya, Girit, Rodos, İşkodra, Mayadağ, Filibe, Sakız, Midilli gibi yerlerden göç edenleri vardir. Halen, Makedonya’da bazi köylerde yaşayanlar bulunmaktadir. Arnavutlukta halen Osman Baba’ya saygı ve hürmet duyan Arnavut Bektaşileri vardır. Özellikle Amerika Birlesik Devletlerinde yaşayan Türkiyeden göçmüş bir lobimsi cemaat mevcuttur, Israil’e göç edenleri ve Remle kentinde yaşayanları bulunmaktadir. Danimarka, Polonya ve Almanyadada Sabetayistler bulunmaktadır. 

Karakaşlarda, Orta Asya’dan göç etmiş kanısı uyandıracak şekilde aldatıcı bir çekik gözlülüğe rastlanır. Bu çekik gözlülük, Samsun-Izmir-Istanbul üçgenindeki Kırımçaklarda da raslanır. Genel olarak akrabalıklar, İstanbul-Izmir-Adana-Bursa-Ankara arasında olur, bazende bunların arasına Konya-Samsun-Eskişehir-Edirne gibi yerlerinde eklendiği görülmüştür.

Sabetayci aileler ve Museviler genelde ayni Türk ilk ismi kullanabilirler. Cunku bu isimlerin Ibranice karsiliklari vardir. Yine de Sabetaycilar isim olarak daha genis bir yelpaze de isim secerler. Örnek olarak: Leyla, Sena, Verda, Beril, Yasemin, Yıldız ve Sibel isimlerini her iki gurupta kullanirken, Bahar, Bige, Feriha, Zuhal, Selin, Nesrin, Nil, Nilgün, Pamir, Suzan, Siret, Nüket, Nükhet, Sevil, Zerrin, Berrin, Nevin, Beyza, Güzin, Dilek, Melike, Nazlı, Esra, Suna, Okşan, Rana, Inci, Jale, Rez(z)(s)an, Ren(n)an, Rezin, Roksan, Reksan, Neş’e, Deniz, Fulden, Banu, Belkis, Ipek, Zeynep, Halide, Serra ve Bedia ismini Sabetaycılar kullanir. Ayşe, Emine Hatice ve Fatma isimleri ilk isim olarak geçer. Erkek isimlerinde de ornegin Sabetayci gurup eski jenerasyonda coğunlukla Nejat, Emin, Bülent, Baha, Nuri, Üstün, Haluk, Ender, Mehmet Ali, Ferdi, Feridun, ilter, Çetin, Fevzi (Viktor), Coşkun (Joshua), Can, Ömür, Hayati, Ateş, Pertev, Sahir, Sefa, Yekta, Vedat, Tahir, Talat, Nail, Faik, Demir, Vedia, Süreyya, Reha, Ünal, Ekrem, Hayri, Yahya, Çelik, Turgay, Üstün, Haluk, Hulki, Faruk, Ender, Mehmet Ali, Şerif, Edhem, İbrahim Ethem (kapancilar) kullanirken, Museviler bu isimleri kullanmazlar. Ayrica, Ismail, Ziya, Faruk, ve Mustafa isimlerini Karakaşlar kullanırlar. Bu isimlerle birlikte, Sabetaycilar birbirine sesçe oldukça benzeyen Nazim, Cazim, Kazim isimlerini de kullanmislardir. Hasan ve Abdurrahman göbek ismine de sikça raslanir. Abdurrahman Efendi’yi temsil eder. Hem erkekler hem kadınlar Ayhan ve Ilhan isimlerini kullanabilirler. Şimdiki cenerasyonda ise en yaygin olarak Emre (Amirah), Emir (Amir), Can, Kaan, Kerim, Kerem, Ekin, Berk (Barak), Cem (Sem), Akın, Eren, Alp, Ömer, Oral, Ender, Berkay, Tunç, Uğur, Efe, Hakan, Demir, Haluk, Ata vb isimler kullanilir. Ibranice isimler Ari (Ali, Eli), Albert (Alper, Alp), Leon (Aslan), Aaron (Harun), izak (izzet), Murat (Marat), Omer (Ömer), Selim (Salim), Rifat, Samuel (Cemal, Kemal), Erol, Yusuf (Yasef), Yakup (Jacob), Yahya, Nedim, Naim (Naim), Metin, Hakan, Cem (Shem), Melih, Cüneyt, Musa (Moshe), Hayati (Hayim), Sami, Sinan, Semih vb. parantez içinde Türkçeleri verilmistir.

Selanikli dönmeler (sabetaycılar) hakkında ne biliyoruz?

Selanikli dönmeler (sabetaycılar) hakkında ne biliyoruz
Selanikli dönmeler (sabetaycılar) hakkında ne biliyoruz?

9 günlük bayram tatili benim için rahat okumalara fırsat olur. Marc David Baer'in yazdığı 'Selanikli Dönmeler'  yıllardır üzerinde çalıştığım, düşündüğüm bir konu olunca satır satır eğildim. Notlar aldım. Birçok yeni bilgi edindiğim halde doğrusunu söylemek gerekirse Baer'in kitabı beni tam olarak tatmin etmedi. Ne zaman Sabetayizmle ilgili şöyle dört başı mamur bir kitap çıkacak diye de düşündüm. Baer'in titiz çalışması bile mevcut soruların birçoğunu cevaplamıyor. O halde ben de Sabetayizm araştırmalarında nereye geldik ve Baer'in kitabı hangi yeni bilgileri ilave ediyor, sizin için kaleme aldım. Tarih yazımımızı tepetaklak okumaya hazır mısınız?

Marc David Baer'in kitabı 
(Selanikli Dönmeler / Doğan Yay. 2011) aklımızdaki soruları cevaplamaya yetmiyor. Çünkü sabetayizm Türk tarihinde yok sayılmış bir disiplin! Ve o kadar çok soru birikti ki...
Dinsel ritüelleri halen devam ettiriyorlar mı? Örneğin 18 emir halen ihlal edilemez kurallar mı? 
Cemaatin lideri tek kişi mi, yoksa her kolun ayrı bir lideri mi var?
1900'lü yılların başında olduğu gibi ortak bir sandıkları var mı? Karar defterleri var mı?
Cemaatin mensubu kaç kişi?
Yeni kuşak, Sabetayist kimlikten ne kadar haberdar? Sorular uzayıp gidiyor...
Asıl mevzuya ise bir türlü giremiyoruz. 1600'lü yıllarda yaşamış Sabetay Sevi'nin öğretileriyle günümüzü birleştiremiyoruz.
Anadolu'da gizli din yaşayan onlarca cemaat var. Halen var. Gidin Trabzon köylerinde gizli Hıristiyan görünürde Müslüman olan köylüler bulursunuz. Sabetayizmin önemi yönetici sınıfın onlardan oluşmasıdır. İktidar, finans, eğitim, kültür ve sanatta hep onların sözü geçti. O zaman akıllara şu soru geldi: Bir kast sistemi mi var?
Kimi tarihçi, gazeteci, aydın bu soruyu önemsiz buldu kimi ırkçılıkla suçladı. Oysa yakın tarihimize samimiyetle bakan ve Türkiye'yi anlamak isteyen her kişinin aklını başından alacak ilginçlikte bir konudur.

MENDERES'E 'İTİRAZINIZ VAR MI' DİYE SORDUM

Bu güne değin en çok tıklanılanlar